Kapsam Geçerliği | Tanım, Türler ve Örnekler
- Nominal Analiz
- 19 Eki 2025
- 4 dakikada okunur
Kapsam Geçerliği Nedir?
Kapsam geçerliği, bir testin veya ölçüm aracının ölçülmek istenen kavramın tüm boyutlarını ne kadar kapsadığını gösterir. Yani, bir ölçek veya sınav, ölçmek istediği konunun tüm yönlerini yeterince içeriyorsa yüksek kapsam geçerliğine sahiptir.
Kapsam geçerliği, ölçme geçerliğinin dört temel türünden biridir.

Diğerleri:
Görünüş geçerliği: Testin içeriği amacına uygun görünüyor mu?
Ölçüt geçerliği: Sonuçlar, ölçülmek istenen somut çıktıyı doğru yansıtıyor mu?
Yapı geçerliği: Test, kuramsal olarak hedeflenen kavramı gerçekten ölçüyor mu?
🔹 Kapsam Geçerliğine Örnek
📘 Örnek – Ehliyet Yazılı Sınavı:
Bir sürücü belgesi sınavı, trafik kurallarıyla ilgili tüm konuları kapsıyorsa yüksek kapsam geçerliğine sahiptir. Eğer bazı önemli konular (örneğin geçiş üstünlüğü, trafik işaretleri) dahil edilmemişse veya ilgisiz sorular (örneğin motor tamiri) bulunuyorsa kapsam geçerliği düşer.
🔹 Kapsam Geçerliği Uygulama Alanları
1️⃣ Psikoloji Alanında
Bir depresyon ölçeği geliştirdiğinizi varsayalım. Bu ölçek yalnızca davranışsal belirtileri ölçüyor, ancak duygusal (affektif) belirtileri dışarıda bırakıyorsa, ölçek düşük kapsam geçerliğine sahiptir.
Ayrıca araştırmacıların ya da alan uzmanlarının, depresyon kavramının hangi boyutlardan oluştuğu konusunda genel bir fikir birliğine sahip olması gerekir.
2️⃣ Zekâ Testlerinde
Zekâ, kısa süreli bellek, akıl yürütme ve sözel beceri gibi çoklu bileşenlerden oluşur. Eğer bir zekâ testi yalnızca sözel beceriyi ölçüyorsa, diğer boyutları dışladığı için düşük kapsam geçerliğine sahip olur.
Gerçek zekâyı ölçmek için bu üç boyutu ayrı ayrı değerlendiren testlerin birlikte kullanılması gerekir.
🔹 Yapı Geçerliği ile Farkı
Kapsam geçerliği, testin konu alanını ne kadar temsil ettiğini değerlendirirken; yapı geçerliği, testin teorik olarak hedeflenen kavramı ne kadar doğru ölçtüğünü inceler.
Karşılaştırma | Kapsam Geçerliği | Yapı Geçerliği |
Odak noktası | Test içeriği ve kapsamı | Kuramsal kavramın doğru ölçülmesi |
Değerlendirme yöntemi | Uzman görüşü, kapsam analizi | Korelasyon, regresyon, faktör analizi |
Örnek | Sağlık anketinin fiziksel, sosyal ve psikolojik tüm boyutları içermesi | Anketin gerçekten “sağlık ihtiyacını” mı yoksa “hizmet memnuniyetini” mi ölçtüğünün test edilmesi |
🔹 Kapsam Geçerliğinin Ölçülmesi
Kapsam geçerliğini belirlemenin en yaygın yolu, uzman görüşü ve istatistiksel hesaplamalar içeren üç aşamalı süreçtir:
1️⃣ Uzman Görüşü Toplama
Ölçüm aracının kapsayıcılığını değerlendirmek için, konu alanında uzmanlardan oluşan bir değerlendirme kurulu oluşturulur. Her soru veya madde, “gerekli”, “yararlı ama gerekli değil” veya “gereksiz” olarak sınıflandırılır. Bir maddenin “gerekli” görülme oranı arttıkça, kapsam geçerliği de artar.
2️⃣ Kapsam Geçerliği Oranı (KGO) Hesaplama
Her madde için şu formül kullanılır:
KGO = (ne − N/2) / (N/2)
Burada:
ne = “Gerekli” olarak işaretleyen uzman sayısı
N = Toplam uzman sayısı
📘 Örnek:
5 uzmanın bulunduğu bir panelde, bir madde 4 uzman tarafından “gerekli” olarak değerlendirilmişse:
KGO = (4 − 5/2) / (5/2) = 0.6
Sonuç 0 ile +1 arasında değişir. +1’e yaklaştıkça maddenin kapsam geçerliği yüksektir.
3️⃣ Kapsam Geçerliği İndeksi (KGİ) Hesaplama
Tüm maddelerin KGO değerlerinin ortalaması alınarak testin genel kapsam geçerliği indeksi (KGİ) bulunur. Değer 1’e yaklaştıkça testin kapsam geçerliği artar.
📘 Örnek:
Yedi soruluk bir test için KGO değerleri toplanıp ortalaması alındığında
KGİ = 0.31
elde ediliyorsa, bu değer uzman sayısına göre belirlenen kritik değerden düşükse testin kapsam geçerliği yetersizdir.
🔹 Akademik Yorum
Kapsam geçerliği, özellikle anket, ölçek ve sınav geliştirme çalışmalarında ölçüm aracının temsiliyet gücünü belirler. Bir testin güvenilir veya istatistiksel olarak anlamlı olması, tüm kavramı kapsadığı anlamına gelmez. Bu nedenle, içerik geçerliği yüksek olmayan bir test, teorik olarak eksik kalır ve bilimsel doğruluğunu kaybeder.
❓ Kapsam Geçerliği Hakkında Sık Sorulan Sorular
🔹 Görünüş geçerliği ile kapsam geçerliği hangi yönlerden benzerdir?
Her iki geçerlik türü de testin içeriğinin amacına uygun olup olmadığını değerlendirir. Ancak aralarında önemli bir fark vardır:
Görünüş geçerliği, yüzeysel bir değerlendirmedir. Testin “dışarıdan bakıldığında” ölçmek istediği kavramı ölçüyor gibi görünüp görünmediğine odaklanır.
Kapsam geçerliği ise sistematik ve bilimsel bir süreçtir. Uzmanlar tarafından testin her bir maddesi incelenir ve her maddenin ölçülmek istenen kavramın hangi boyutunu kapsadığı analiz edilir.
📘 Örnek:
4. sınıf düzeyinde bir matematik sınavında toplama ve çarpma işlemlerine dair sorular bulunuyorsa, bu sınav yüksek görünüş geçerliğine sahiptir — çünkü herkes onun bir matematik testi olduğunu kabul eder.
Ancak sınav, o sınıfta öğretilen tüm konuları (örneğin bölme, kesirler, problem çözme) içermiyorsa, kapsam geçerliği düşüktür.
Kapsam geçerliğini belirlemek için matematik öğretmenleri gibi konu uzmanları, sınavın hedeflenen tüm kazanımları kapsayıp kapsamadığını değerlendirir.
🔹 Kapsam geçerliği neden önemlidir?
Kapsam geçerliği, bir testin ölçmek istediği kavramın tüm yönlerini ne derece temsil ettiğini ortaya koyar.Yüksek kapsam geçerliği, ölçüm aracının hedeflenen kavramı doğru ve eksiksiz biçimde yansıttığı anlamına gelir.
Bir test, ölçmek istediği yapının bazı boyutlarını dışarıda bırakırsa veya ilgisiz içerikleri dahil ederse, geçerliği zayıflar. Bu da araştırmanın sonuçlarının güvenilirliğini ve yorumlanabilirliğini olumsuz etkiler.
Kısacası, kapsam geçerliği “Test gerçekten ölçmek istediğim şeyi ölçüyor mu?” sorusunun yanıtıdır.
🔹 Sözlük ve dizin arasındaki fark nedir?
Bu iki kavram, akademik çalışmalarda sıkça karıştırılır:
Sözlük, çalışmada geçen özel veya teknik terimlerin tanımlarının yer aldığı listedir. Okuyucunun anlamakta zorlanabileceği kavramlar burada açıklanır.
Dizin ise çalışmanın içeriğinde geçen başlıkları veya konuları sayfa numaralarına göre sıralayan listedir. Okuyucu, dizin sayesinde belirli konulara kolayca ulaşabilir.
Kapsam geçerliği, özellikle ölçek, anket ve sınav geliştirme süreçlerinde bilimsel ölçümün temeli olarak kabul edilir. Bir ölçüm aracının istatistiksel olarak güvenilir olması, onun içeriğinin doğru olduğu anlamına gelmez.
Bu nedenle kapsam geçerliği; uzman görüşü, madde analizleri ve sistematik değerlendirme süreçleriyle mutlaka test edilmelidir. Yüksek kapsam geçerliğine sahip bir ölçüm aracı, araştırma sonuçlarının doğruluğunu, güvenilirliğini ve genellenebilirliğini doğrudan artırır.








Yorumlar